zombiwan 的个人资料Benim Bölgem, Benim Kura...照片日志留言簿更多 工具 帮助

日志


11月5日

KORKUM-Korkun-KoRKuMuZ?

Bu yazıyı 15 Şubat 2005 yılında yazmışım... Defterlerin arasını karıştırırken gördüm. Ben bazen defterlerimim ilk sayfasına, son sayfasına ya da ortalarında herhangi bir sayfasına bazı yazılar yazarım, karikatür çizerim ya da şekiller yaparım... Bazen ise sadece küçük notlar... Çok saçma olsa da buraya koymak istedim... Farklı renkte yazanlarıyani Kasım 2007.
 

Silent Hill Serileri :

15 Şubat 2005

Silent Hill demosunu [SH4] oynadıktan sonra bende bu SH furyasına gözü kara bir şekilde daldım. Belkide (SH) ile hiç benzerliği olmasa da geceleri eski kâbuslarımı görmeye başladım. Aslında bu durumdan hiç şikayetçi değilim. Bir çok insan kâbuslarından şikayet etsede, ben ARTIK pek umursamıyorum. (Daha doğrusu kendimi iyi hissetmemi sağlıyor.) Umursamamazlıktan çok, farklı bir bakışım var artık. SH'de eski (yakın zaman) kâbuslarımdan değil, çocukluğumdaki kâbuslarımdan bazı parçalar var. Hem görüntü (kamera markasına göre değişik şekimler diyebiliriz 8}...) hem de ses olarak benzerlik var. Bu beni oldukça etkiledi.

Şimdilerde gördüğüm kötü rüyalrı sevdiğimi bile söylesem, yinede küçük bir çocukken gördüklerimi ve olanları şimdi yaşamıyor olmama [kâbuslarda yaşadıklarım] seviniyorum. Çünkü yarı uyanık bir şekilde kâbus görmek pek hoş bir durum değil. Bütün gücünle çığlıklar atıyorsun ancak kimse yardımına gelmiyor...

Seni bütük kötülüklerden koruyan, belkide dünyada değer veren tek insan sizin yardım çığlıklarınızı duymuyor (hayır, duyuyor-yani sen öyle zannediyorsun- ama umursamıyor: belkide bir şey onu engelliyor?..) çünkü sen rüyanda kendi içinden çığlıklar savuruyorsun... Ama uyandığında, gerçekten uyandığında gözyaşlarının yastığını sırılsıklam ettiğini hissediyorsun(!), ''Anne'' diye bağırmaktan boğazının yırtılmışçasına ağrımakta olduğunu farkediyorsun. Ama kalkıp ışığı yakmayı, annenin yanına koşmayı bırak, yorganını hafifçe açıp gözünün ucuyla etrafı bile süzemiyorsun. Yorganı açıp etrafına baktığında hiçbir şey göremeyeceğini biliyorsun, belkide ne yapacağını düşünürken bunu yaptın ?.. Ama o sesler!.. Dikkatlice dinlediğinde, hiçbir şey yok; hayır hayır sessizliğin sesi bu! Kendi kendine ne saçmalıyorsun, anlamıyorsun. Sessizliğin sesi mi olur diye avunmaya çalışıyorsun. Bu boşluğun sesi, boşluk hiçliktir hiçlikte sessizlik. Bunu kulaklarında duyamazsın, sadece hissedersin; ama bu sefer bunu kulağınla da işitiyorsun. Hadi bu saçma düşünceleri bırakıp annemi yeniden çağırayım diyorsun. Ama boğazın o kadar ağrıyor...

(ben çığlıkları rüyamda atmıştım!)

... ki sesin çıkmıyor.Yeniden ''anne'' diye diye uyuya kalıyorsun. Aynı kâbusa devam...

Yeniden uyandın, belkide öyle olduğunu zannediyorsun! Hiç kimse gelmiyor, işte gerçek YALNIZLIK.

Duyduğun, daha doğrusu hissettiğin bu saf korku rüyalarında gördüğün o kanlı ve karanlık sahneler mi, yoksa uyandığında da rüyanda gördüklerini hâlâ hissederken terkedildiğin duygusuna kapılman mı?

Sabah oldu, etraf aydınlandı. Ama hâlâ aynı şeyleri hissediyorsun. Evdekilerin kalktığını, hatta annenin mutfakta bir şeyler yaptığını duyuyorsun [kahvaltı hazırlıyo ne yapsın, FBI ajanı mı sanki kadın hayret bi şi...]. Ama korkun hâlâ odanın içinde.

En azından bu sefer gerçekten, anne, diye arka arkaya ağlayarak bağırıyorsun; ama yine duymuyor. YETER! Yataktan çıkarak, resmen uçarcasına mutfağa gidiyorsun, anneni görüyorsun ve sarılıyorsun.

Ağlayarak ona kızıyorsun, neden gelmedin?

Gerçekten seni duymamış. Ama neden hâlâ korkuyorum? Neden hâlâ duyuyorum?

[işte o zamanlar yazarken iyice saçmaladığım yer... offf o psikolojiyle ne düşünüyormuşum yaw... ama sanırım hâlâ farklı düşünmüyorum] Gece korkumla bir anlaşma yapmaya çalışmıştım. Çünkü ondan başka kimse yoktu. Belkide onunla anlaşma yapmaya çalışırken onu oyalamaya çalışıyordum. Belki anlaşmayı kabul ettirdikten sonra onu boş bir anında... Ne yapacaktım? Bir şeyler düşünüyordum ama... [ışın kılıcını çekip, hey dostum yanlış yoldasın, ya -burası Cüneyt Arkın edasıyla söyleniyor- nadam ol ya kelleni alırım... mı diyecektim pöh. ne uçmuşum o zamanlar fiyyyfffüüüüfftt.]

Daha sonra her şey değişti. Hayır, her şey değil! Sadece o değişmişti, geriye kalan her şey aynı duruyordu. O ses, o kamera [görüş açısı ehehe, ya çocukken bile farkında olmadan oyun hastası mıydım ne ] aynı. Ama o... Onu daha sonra sevdim. Önceden yaptığı şeyleri, hayır gerçekte o yapmamıştı [hahaha ya ben bunu mizaha açmalıydım aslında hahahhaa]. Hiçbirisi olmamıştı. Ölüm ve karanlık yoktu. Küçük bir aydınlık olmuştu. O artık benim arkadaşım (?), ortağım (?)... neyimdi? Bir anlaşma yapmış mıydık? Yaptıysak eğer neydi? Daha öncede - sonrada- aynı sesin ve kameranın [görüntünün diyeyim bari, anlatışa bak of ulen] olduğu birkaç kâbus görmüştüm. Onun olup olmadığını hatırlamıyordum taa ki şu ana kadar. O vardı! En çok sevdiğim ama en çok korktuğum, bana en çok zarar veren ve beni en çok incitebilecek şeyler (canlı ya da cansız) O' ydu. Anlaşmamız KORKU'yu sevmekti sanırım. ///

Ben yine ne saçmalıyorum?

Ne amaçla başladım, ortaya ne çıktı? Bunlar bilinçaltımda yer eden bazı şeylerin rüyalarımı etkilemesiyle ortaya çıkmış kâbuslar, hepsi o. Başka bir şey olamaz. Ben delirmiyorum, bunlar olabilir demek isterdim ama bu imkansız bir şey değil [yani deli olabilirim demek istemişim ]. Belkide deliriyorum. Ama şu andaki mutsuzluğumun çocukken gördüğüm kâbuslardan kaynaklandığını düşünüyorum [düşünmüyorum yazmam gerekiyordu sanırım ne demişim ya ben]. Başkalarına eskiden anlatmadığım YALNIZLIĞIM [obaa... düşünüyorum demek istemişim. felsefe mi yapmışım birde burda dur hahahah]...
Her zaman etrafınızda birileri vardır. Şu anda etrafımda bir çok insan olabilir (hatta ilkokula başladığımdan beri diyelim), ama ben KALABALIĞIN İÇİNDEKİ YALNIZLIĞA sıkışıp kaldım. Kendimi ne kadar kötü hissetmeme (sınırı var canım) neden olsa da ben korku mu(yu) seviyorum. Çünkü o beni yalnız bırakmadı 8}.
[şu yazdığım olayı bitirir... madem öyle bunları neden tekara buraya yazdım be ]
Umarım bu yazdıklarımı kimse okumak zorunda kalmaz. Çünkü okuduktan sonra ben bu zımpırtılık için mi vakit kaybettim diye üzülebilir. Ama saçma bulmak yerine (belki) hak veren de çıkar. O zaman diyebiliriz ki bu sadece benim ''KORKU''m değil. Bir düşünün geçmişinizi. Sizinki kim? [valla orda ne dedim ben de tam anlayamadım... sizin korku gibi bir şey sanırım. yani korkuyu daha çok bir kişi gibi tanımlamışım...]
[daha sonra araya şeklli vs bir çizgi çekip son bir yazı eklemişim, kim bilir daha sonra ne zaman okudum ve yazdım]

_____x_____x_____x_____x_____x_____x_____x_____x_____x______x_____x

Çelişkilerle baya bi haşır neşir olaraktan, ne yaptığımın bilincinde değil miyim neyim? Heh, daha fazla zırlatmadan yazıya son versem iyi olur di mi?
=Dİ.=



BİTTİ

- NOT: Bu rüya vs olayı ben çoook küçükken olmuştu, daha okula bile gitmiyordum... ama hissettiklerim bunlardı. yazıyı 2005 te yazmışım artık ne kadar etkilendiysem, bir şekilde dışa vurmak istemişim

 
 

评论 (2)

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

kübra发表:
wahay  bizim abimiz neymişte haberimiz yokmuş...  sen bnce mizahçılığa açil .bnden sana bi yeğen tawsiyesi...  ama şuda war bn senden daha çok gerisini hatırlıyorum yani 4 yaşimi.....kübra ağaoğlu
11 月 14 日
kübra发表:
wahay  bizim abimiz neymişte haberimiz yokmuş...  sen bnce mizahçılığa açil .bnden sana bi yeğen tawsiyesi...  ama şuda war bn senden daha çok gerisini hatırlıyorum yani 4 yaşimi.....kübra ağaoğlu
11 月 14 日

引用通告

此日志的引用通告 URL 是:
http://merlindenzombiwan.spaces.live.com/blog/cns!DBA12935CD53CF19!174.trak
引用此项的网络日志